ASIL MESELE: SELAM.
AV. BÜLENT AKSOY un Konya Memleket Gaztesinde yazmış olduğu köşe yazısı
ASIL MESELE: SELAM.
Hırvatistan bu hafta Avrupa Birliğine girdi. Bize de bir fasıl açmak için tarih vereceklerine dair söz verdiler. Aynı anda görüşmelere başladığımız halde ekonomisi, kalkınmışlığı bizim çok gerimizde olan bu küçücük ülkeye yapılana tabii ki şaşırmadık. Balkanlardaki Müslümanların onca zulme rağmen tamamen asimile edilememelerinin öfkesi, Avrupa’nın daima bizlere karşı duyduğu ve ilan ettiği açık önyargının da tekrarıdır bu karar.
Bir akrabam, yakın zamanda balkanlarda uzun bir zaman geçirdi. Döndüğünde “İnsanlarımızın durumu, kültürleri, yaşantıları, gelenekleri devam ediyor mu?” diye sordum. Ezildikleri, sömürüldükleri, mütemadiyen ve sistematik olarak ezilmeye devam edildikleri halde dillerinden gençlerin dahi eksik etmediği “Selamun Aleykum- Ve Aleykum Selam” selamlamasının çok hoş olduğunu söyledi.
Ben de çok sevindim. Neden sevinmeyelim ki? Allahın selamını veren bu güzel gençler zalimlere “biz birlikteyiz, halen varız ve dikiz, bize ne yaparsanız yapın biz buyuz, Müslümanız ve böyle de yaşıyoruz” cevabını veriyorlar.
Namaz kılarlar kılmazlar, oruç tutarlar tutmazlar, hac hayaldir uzaktır belki ama Allah’ın selamı daim dillerinde belleklerinde ve inşallah kalplerinde yaşıyor.
Güzellikte işte burada. “Bir ocaktaki ateşin sönmeyeceği, orada ateşi bekleyenin gözlerindeki ışıltıdan anlaşılır.” Bu gençler türlü mezalimlerden çıkmış, horlanmış, Müslüman oldukları için tecavüzlere her türlü iğrençliğe maruz kalmış, 21. Yüzyıla ramak kala “biz insanlığın son noktasındayız, biz batılı uygarlığız?” diyen yobazların aleni ve zevk alarak daldıkları bir seyir esnasında soykırıma uğramış… Ama sönmemişler. Allah’a sığınmışlar sığınmaya da devam ediyorlar. Allahın Selamı onların üzerine olsun…
“Selam Aleyk”. Sana Selam Olsun manasında tekil bir ifade iken Müslümanlar sağında ve solundaki meleklere de selam etmek manası ile Selamun Aleyküm şeklinde çoğul bir ifade ile sizlere selam olsun demişler.
Hz. Adem’in meleklerle başladığı, Efendimiz (SAV) in hiç eksik etmediği, hadislerinde önemini defalarca belirttiği, güzelleştirdikçe sevabının artacağını söylediği, Kur’an Kerim’de çok yerde güzelliği vurgulanan, vermenin sünnet almanın farz olduğu, insanlık tarihi ile başlayan bir muhabbet besmelesidir selam…
Anadolunun da hiç eksik etmeyeceği aynı Balkanlardaki gençlerimizin devam ettirdiği gibi nesiller boyunca devam ettireceği bir dilektir selam.
Türkiye’ye duyulan önyargının sebebi, ayrımcılığa iten nedendir.
Birtakım dönemlerde vermenin yanlış anlaşılacağı düşüncesi ile verilmesinden çekinilen bu güzel duanın son zamanlarda dillere daha çok geldiğini görmenin mutluluğunu taşıyoruz.
Bürokrasinin o soğuk odalarına girerken verilen selamın; alanın yüzündeki tebessüm ile alınmasından, gençlerin karşılaştığında ilk söz olarak selam ile başlamasından, minicik bir yavrunun bir eve girerken dilindeki bülbül nidası ile selam vermesinden, hele bir de devlet büyüklerimizin bizlere hitaplarında Selam ile başlamasından daha güzel ne olabilir? Allahın Selamının Üzerimizde Olmasını isteyenin duasında ne gibi bir kötülük olabilir? Selamun Aleykum.
Stratejiler ve Üstün Hizmet Sunuyoruz